top of page

Osmanlı Asırlarında Manisa Ekonomisi

  • Yazarın fotoğrafı: Spil'in Çocukları
    Spil'in Çocukları
  • 7 Ağu 2025
  • 3 dakikada okunur

Osmanlı ekonomisinin temelini tarım oluşturuyor, halkın büyük bir kısmı da bu alanda çalışıyordu. Bu gün olduğu gibi Osmanlılar zamanında da Manisa tarım için elverişli toprak ve iklim şartlarına sahipti. Tımar, has ve vakıf topraklan ile özel araziler işlenir, buralarda buğday, börülce, mercimek, nohut, arpa, mısır, burçak, çavdar, kuru soğan, yulaf, susam, pamuk, pirinç, üzüm ve çeşitli meyveler yetiştirilirdi.

Manisa
Manisa

Manisa ovasında M.Ö. 2000 yılından beri bağcılık yapıldığı bilinmektedir. 16. ve 17. yüzyıl, kumaş dokumacılığı dericilik ve tarım ürünleri ticaretinin en yoğun yapıldığı yüzyıllardır. Pamuk, ev tezgâhlarında iplik haline getirilip, boyahanelerde boyanarak dokuma tezgâhlarında dokunurdu. 17. yüzyılda Manisa'da 22 tane boyahane vardı.


Manisa'da tersane adına yelken bezi dokutturulmuştur.


Pamuklu dokumalar özelliklerine göre değişik adlar almış olup her birinin kullanım yeri farklıydı. Bogasi denilen kumaştan kaftan, şalvar, zıbın, iç çamaşırı ve entari yapıldığı gibi astar olarak da kullanılıyordu. İstanbul, Manisa, Denizli, Diyarbakır, Tokat, Kastamonu ve Musul belli başlı bogasi dokuma merkezleriydi.


Değişik renkteki ipliklerle boyuna çizgili olarak dokunan, daha çok kadın kaftanı ve zıbın yapımında kullanılan kumaşa alaca denir. Alacaların en meşhurları: Manisa, Beyşehir, Tire ve Mısır alacaları idi.


1878 tarihli Aydın Vilayet Salnamesine göre Manisa'da, Manisa alacası dokuyan 500 tezgâh mevcuttu ve üretilen kumasın elli bin topu Manisa dışına ihraç edilmekteydi.


Dokunan kumaşlar Bezzazhanede kalite kontrolü yapılarak mühürlenir ve satışı öyle yapılırdı. Hileli kumaş dokuyanların kumaşları ayrılır ve onlara yolsuz adı verilerek ticaretten men edilirdi.


Manisa'da önemli bir işletmecilik alanı da dericilikti. Deri; ayakkabı, at koşum takımı, kırba, matara gibi çeşitli eşyaların yapımında kullanılması bakımından hem halkın hem de ordunun ihtiyaç duyduğu bir madde idi. Deriler tabakhanelerde işlenir ve deri işleyen esnafa da debbağ denirdi. Manisa'da kösele, beyaz meşin, sahtiyan ve sarı meşin üretilirdi ki Manisa sahtiyanı, İstanbul’un ki ile aynı kalitede idi.


Manisa'da işlenen deriler tüccarlar tarafından İstanbul’a sevk edilir, yünleri ise kızılhane denen yerlerde işlenerek heybe, torba, çul, çuval ve keçe yapımında kullanılırdı. 1843 yılında Hereke'de kurulan dokuma fabrikasına 1891 yılında Manisa ve Sivas'tan ustalar getirtilip halı kısmı açılması, Manisa'da halıcılığın da geliştiğini göstermektedir.


Manisa'da ticaret, Manisa çarşısında yapılmaktaydı. Çarsı bu günkü Hatuniye Camii, Çeşnigir camii, Alaca hamam, Kurşunlu han ve Yeni han sınırları içinde kalan bölgedir. Saraçlar, dericiler, mutaflar, abacılar, yemişçiler, pamukçular, kürkçüler, takkeciler bu çarşıda bulunuyorlardı. 1575 yılında 235’ i vakıflara ait olmak üzere 500'ün üzerinde dükkân vardı.


Pazara gelen her mal, satış öncesi kontrol edilerek, fiyatı belirlenip vergisi peşin alındıktan sonra satışa çıkardı. Bozuk ve çürük malın satışına izin verilmezdi. Öğleye kadar halk ve yerli tüccar alışveriş eder, öğleden sonra yabancı tüccarlar kalan malı alabilirlerdi.


16. yüzyılın ikinci yarısında Sinirli tımarında 16 dönüm tarlanın 880 akçaya, Yavuzca tımarında 5 dönüm bağın 1350 akçaya, iki han ile birlikte bir hamamın 9000 akçaya, bir değirmenin 7800 akçaya, altın islemeli zenne kaftanının 700 akçaya, bir adet bileziğin 68 akçaya, bir atın 250-300 akçaya, bir ineğin 150-200 akçaya, bir tavuğun iki akçaya satıldığı anlaşılmaktadır.


1575 yılında hububat ve bakliyattan 21.121.980 kg, pamuktan 296.588 kg, susam üretiminden 94.125 kg, pirinç üretiminden 51.557 akçe, palamut, keten, dut yaprağı, boya bitkilerinden 5484 akçe, değirmen işletmelerinden 10.124 akçe, bağlardan 22759 akçe, bostanlardan 7059 akçe, incir ve nar üretiminden 425 akçe, armut üretiminden 1014 akçe, iğde üretiminden 35 akçe, zeytin üretiminden 38 akçe, badem üretiminden 320 akçe, kestane üretiminden 2542 akçe, zerdaliden 10980 akçe, incirden 28800 akçe vergi toplanmıştır.


Manisa'da hayvancılık da hayli gelişmiş bir ekonomik faaliyet alanı idi. Balıkesir, Manisa, Aydın, Bursa yaylaları dolayısıyla binlerce sürünün beslendiği koyunculuk alanlarıydı.


1575'de alman vergilerden köylerde 17590 adet koyun beslendiği, taşıma aracı olarak kullanılan atların özellikle Yund dağı ve Turgutlu'da yetiştirildiği, arıcılığın da yaygın bir uğraş alanı olduğu 1575'de 1148 adet kovan bulunduğu, Manisa ile ilgili belgelerden anlaşılmaktadır.


16. yüzyılın sonlarından itibaren yabancı gümüş paralarının piyasayı sarması enflasyona yol açmış, memur ve asker maaşları sabit kalırken fiyatlar yükselmiş buda sosyal huzursuzluğa neden olmuştur. Hazine açığı büyüyünce, vergiler hem çeşitlenmiş hem de artmış, buna bağlı olarak taşradaki idarecilerin de halk üzerindeki baskıları yoğunlaşmıştır.


Manisa'nın gerilemesinde Rum ve Ermeniler de etkili olmuştur. Türkler dükkânlarını kapatıp savaşa koştukça onların bıraktığı boşluğu Rum ve Ermeniler doldurmuş, 19. yüzyıldan itibaren Manisa çarşı ve pazarlarını Rum ve Ermeni tüccarları kontrol etmeye başlamıştır. Burada kazandıkları paraları da dışarı taşımışlardır.


19. yüzyılda gelişen ve yabancı ülkelerde piyasa arayan sanayi ve ticaretin İzmir’i merkez seçmesi, Manisa’yı İzmir'e bağlayan demiryolu, Manisa’nın ekonomik yönden eski hareket ve önemini kaybetmesine neden olmuştur.


Kaynaklar:

Yurtoğlu Z., Manisa Tarihi, Manisa(Tarihsiz), s:108

Emecen F. age s:251

İhsanoğlu E age, s:632

İhsanoğlu E age, s:632

Yurtoğlu Z., age, s:108

Uluçay Ç., Gökçen İ., age s:79

İhsanoğlu E age, s:636

Yurtoğlu Z., age, s:109

İhsanoğlu E age, s:641

Yurtoğlu Z., age, s:112

Çamlı M., 1551 Tarihinde Manisanın Çarşıları ve Eşya Fiyatları, Manisa Dergisi, Şubat 1995, Sayı:8, s: 38

Emecen F. age s:242-264

Akdağ M., Türkiyenin İktisadi ve İctimai Tarihi, Cilt 2, İstanbul 1974, s:199

Emecen F. age s:266-267

İhsanoğlu E age, cilt 1, s:46


Yazı Manisa Büyükşehir Belediyesi web sitesindeki Manisa Tarihi yazısından alınmıştır.


Yorumlar


bottom of page