Manisa Tarzanı
- Spil'in Çocukları

- 28 Eyl 2023
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 23 Ara 2025
İlk çevre aktivistimiz Ahmeddin Carlak, Ahmed Bedevi (d.1899, Samarra - ö. 31 Mayıs 1963, Manisa)

Manisa Tarzanı olarak bilinen Ahmet Bedevi Türkiye’nin ilk çevre aktivistidir. Manisa'ya ve Anadolu'ya yaptığı katkılar görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Bilge, cesur ve sade kişiliğinin herkese ilham olması dileklerimle.
1899 yılında Samarra şehrinde Ahmeddin Carlak olarak doğar. Kerkük Türkmeni’dir. Kendi ifadesi ile Ahmet Bedevi olur. İsmini aldığı Ahmed Bedevi, Manisa Tarzanı’nın aksine vücudunun hiçbir yeri görünmeyen bir peçeli evliyadır.
Ahmet Bedevi 1. Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde Kâzım Karabekir Paşa'nın komutası altında er olarak savaşır. Cephe kaybedilir. Savaş sonrasında Ahmet Bedevi önce Hindistan’a, ardından nişanlısının yanına İran’a gider. Bir İran gazetesinde Mustafa Kemal Paşa'nın ve arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı'nı başlattığı haberini alır ve nişanlısını da yanına alarak yola çıkar. Nişanlısı Meral yolda kayalıklardan yuvarlanır, Ahmet Bedevi onu kurtaramaz. Bu talihsiz olay, onu yolundan çevirmez. Orduya katılır. Afyon’dan İzmir’e Yunan ordusunun çekilmesinde İzmir’de savaşır. Manisa’dan geçerken 5-8 Eylül 1922 Manisa Yangını'nda Yunan askerlerinin çekilmesi esnasında Manisa’nın ormanları dahil %90’ını yakmasına çok üzülür ve savaş sonrası Gazi unvanı ve kırmızı şeritli İstiklal Madalyasıyla Manisa’ya döner.

Bahçıvanlık bildiği için Manisa Belediyesi'ne girer. Anadolu’nun o dönemde yaklaşık %5'i okur yazarken, Ahmet Bedevi okur yazarlardan biridir. Bahçıvanlığının yanı sıra bitki bilgisiyle şifacı ve sporcudur. Yangının ardından çorak kalan Manisa’yı bazen tek başına, bazen Manisa’nın çocuklarıyla, bazen özel izinle mahkumlarla ağaçlandırır. İzmir-Manisa arasındaki çam ağaçları onun eseridir.
Manisa’yı giydirmek için kendisi soyunur ve sadece bir şortla gezer. 1934 yapımı Tarzan filmini izleyen Manisalılar ona Manisa Tarzanı demeye başlar. Spil Dağı'nda bir kulübede yaşar, sadece şort giyer. Paraya ihtiyacı olmaz. Belediyeden aldığı parayı fakirlere ve çocuklara dağıtır.
Dede Lokantası'nın sabah işlerini yapar, ocağını yakar, suyunu taşır, yemeğini yer. Manisa’da kebapçı olan Hüseyin Şengül her sabah Ahmet Bedevi’yle selamlaştığını söyler.

Her gün başkalarının 20 dakikada çıktığı Spil Dağı eteklerinin Topkale Tepesi'ne 3-4 dakikada çıkar. Sakalını uzatınca Hacı, her gün ortasında savaştan kalan topu patlatarak saatin 12:00 olduğunu Manisalılara hatırlatınca Topçu Hacı olur. Manisalılar ona Hacı Abi, Hacı Amca, Ahmet Amca, Gazi diye seslenir. Tarzan furyasında Manisa Tarzanı olur.
Hayatı boyunca sadece Manisa'da değil; çevre şehirlerde, hatta Anadolu’nun farklı şehirlerinde ağaçlandırma faaliyetlerini sürdürür.
Manisa Tarzanı filminin de hikâyesi yazan Mustafa Pala, şöyle diyor: “Es geçileni iş edinen kişiye tarzan denir. O dönemde yangınlar sonrasında yeşile ihtiyaç varmış.”
Ahmet Bedevi nişanlısı Meral’den sonra bir daha aşık olmaz. Kadınlara kendiliğinden çiçek verir. Arkadaşı da olan araştırmacı yazar Haydar Aksakal, Ahmet Bedevi için şöyle diyor: “Manisa’da büyük bir eğitim kışlası var. Askerler tüm ülkeye ününü yaydı. Ziyaretçileri çoktu. Kadınlar ondan çekinmezdi. Tarzan'a aşık çok kadın vardı. Kadınlara çiçek verirdi.”

Müzeyyen Senar ve Ahmet Bedevi
Müzeyyen Senar 1950 yılında İzmir konserleri verir. İzmir’e gitmişken Manisa’da da konser verir. Ahmet Bedevi, Müzeyyen Senar’ın odasının önüne her konser öncesi çiçek bırakır. Bir gün çiçek bırakırken Müzeyyen Senar’a yakalanır, tanışırlar, uzun uzun sohbet ederler. Müzeyyen Senar yurt dışına gideceğini ve kot kumaşından pantolon getirebileceğini söyler, Ahmet Bedevi gerek olmadığını yerli bir kumaştan şortun yeteceğini söyler.
Ahmet Bedevi, Müzeyyen Senar için çeşme yaptırır. Bu çeşmeyi Manisa’ya konsere gelen Barış Manço 1980 yılında görür ve İstanbul’a döndüğünde Müzeyyen Senar’a anlatır.

Engin Kongar ve Ahmet Bedevi
Ahmet Bedevi sporcu ve çevreci kişiliğiyle Manisa Dağcılık Kulübü üyesidir. Kulübün dağcılarından Engin Kongar’ın Niğde Demirkazık zirvesine tırmanırken 8 Eylül 1956 yılında hayatını kaybetmesi üzerine ilk dağcı şehidimiz olur. 26 Temmuz 1959 tarihinde Niğde Çamardı'ndaki anıt mezarı açılır. Ahmet Bedevi de oradadır.


Manisa Tarzanı hakkında birçok film ve kitap hazırlanmıştır. Bunlardan birkaç Manisa Tarzanı filmi, Tantalis Meleği Manisa Tarzanı, Po: Şehirdeki Yabancı'dır.
Bir gezi sonrasında ulu çam ağaçlarının kesildiğini öğrendikten sonra fenalaşır ve gecesine kalp yetmezliğinden 31 Mayıs 1963 günü hayatını kaybeder. Manisa’nın en görkemli cenaze törenidir. Ölümünün ardından Manisa'nın farklı yerlerine heykelleri dikilmiştir.
Ahmet Bedevi Türkiye’nin ilk çevre aktivistidir. Dünya malını önemsemeyen sade bir okur yazar, hatta bilgedir. Gelişigüzel fidan dikmekten çok daha fazlasını yapar. Toprağı, suyu, bitkileri bilir, şifacıdır. Sporcudur, birçok kişinin 20 dakikada gittiği yerlere 3-4 dakikada gidebilir.
Kendisi için “Ahmet bir çıplak garip adamdır. Amma ölünce ağaç sevgisi sembolü olacak, hangi idareci ağacı kestirirse rüyasına girecek, boğazına sarılacağım. Bu memleketin yeşile yeşilliğe, ağaca, çiçeğe ihtiyacı var.” der.
Yazı Utku Yılmaz'ın İlk Çevre Aktivistimiz: Manisa Tarzanı yazısından alınmıştır.
Radi Dikici’nin Müzeyyen Senar Efsanesi kitabından.


Yorumlar