top of page

Milli Mücadelede Karaosmanoğlu Halit Paşa

  • Yazarın fotoğrafı: Spil'in Çocukları
    Spil'in Çocukları
  • 16 Ara 2025
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Ara 2025

Manisa’nın işgali üzerine Yunan işgalcilerine karşı direniş başlatan ve Akhisar Millî Alayı’nın ilk komutanı olan Halit Paşa, yörenin ünlü ayan ailesi Karaosmanoğulları’ndandır. Baba tarafından Karaosmanoğulları’ndan Ali Ağa’nın torunudur. Halit Paşa, Karaosmanoğlu Mehmed Ağa ile Şemsi Hanım'ın oğlu olarak 1889 yılında Manisa'da doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğu olmakla beraber okula gönderilmediği gibi özel eğitim de almadı. Bu yüzden okuma yazmasının çok az olduğu nakledilmektedir. Münire Hanım ile evli olan Halit Paşa'nın Mehmet ve Ali Nasır adında iki oğlu, Şemsi ve Emine adında iki kızı vardır. Paşalığı ise meslekten olmayıp Sultan II. Abdülhamit tarafından ihsan olarak verilmiştir. Rütbesi mirmirandı. Babasından miras kalan çiftlik işleriyle uğraşan Halit Paşa, Manisa-Akhisar çevresinde nüfuz sahibiydi.


1908 yılına ait Aydın Salnamesi'ne göre Halid Paşa, Saruhan Sancağı İdare Meclisinin seçimle gelen dört üyesinden biridir ve ismi rütbesiyle beraber "Halid Paşa Emirü'l-ümera" olarak kaydedilmiştir. 1922 yılındaki büyük yangında Halit Paşa’nın konağı ile aileye ait bütün evrakla birlikte paşalık beratı da yanmıştır. Bu sebeple Halit Paşa’ya bu payenin kesin olarak hangi tarihte verildiği bilinmemektedir. Oğlu Nasır Karaosmanoğlu’ndan nakledilen bilgiye göre, bu paye kendisine on dokuz yaşında iken verilmiştir. Urfa’dan aldığı ve “Sabah” adını taşıyan atı Manisa ve İzmir’de katıldığı bütün koşuları kazanır. Halit Bey çok sevdiği bu ünlü atını dönemin padişahı II. Abdülhamit’e armağan eder. Padişah da bu armağana karşılık olarak kendisine paşalık unvanı verir.


Halit Paşa, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Türk Ocağının Manisa'daki örgütlenmesinde ve faaliyetlerinde görev aldı. 1911 yılında İttihat ve Terakki Cemiyetinin Manisa delegeliğine atanan iki kişiden biri oldu. Türk Ocakları’nın 1912 yılında Manisa’da da kurulduğunu gösteren toplu fotoğrafta, Halit Paşa da yer almaktadır. İttihat ve Terakkinin öncülüğünde 1917 yılında kurulan Manisa Bağcılar Bankasının çoğu İttihat ve Terakki mensubu olan kurucuları arasında Halit Paşa da bulunmaktadır.


Halit Paşa, Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru, Manisa’da bir milis teşkilatı kurdu. Milisler cepheye gönderilmek üzere Sultanî binasının bahçesinde eğitilmekteydiler. Mondros Mütarekesi imzalanınca bu milis teşkilatı dağıldı. Mütareke zamanında Manisa’nın aydın ve ileri gelenleri tarafından kurulan İstihlas-ı Vatan Cemiyeti çatısı altında da çalıştı. O tarihlerdeki adı Papazlı olan, bugünkü Halit Paşa köyü yakınlarındaki babasından miras kalan dokuz bin dönüm büyüklüğündeki çiftliği işletmekteydi. Manisa’da da büyük bir konağı bulunuyordu. Eğitimsiz ve çiftçilikle uğraşan biri olmakla beraber ülke meselelerine ilgiliydi.


Halit Paşa, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgal edilmesi ve Manisa’nın işgal tehlikesi altına girmesi üzerine ailesini Manisa’dan uzaklaştırdı. Eşini, küçük oğlu ve kızını, o sırada Akhisar’da bulunan büyük kızı Hatice Selimgil’in yanına gönderdi. Manisa’daki konağı ablaları Cemile ve Behiye’ye emanet etti. 


24 Mayıs’ta Akhisar’a gelen 56. Tümen Komutanı Bekir Sami Bey’e ve Kuvayımilliye'ye yardımcı olabilecek kişi olarak Halit Paşa’nın adı verilir. Bunun üzerine Bekir Sami Bey, Halit Paşa ile görüşür. Halit Paşa bin atlı ve bin yaya kuvvet toplama sözü verir. Birlikte Manisa’ya hareket ederler. Fakat 25 Mayıs günü yolda iken Manisa’nın işgal haberini alırlar ve Akhisar’a dönmeye karar verirler. Halit Paşa yolda herkesin başının çaresine bakmasını söyleyerek kafileden ayrılır. Halit Paşa’nın bu tutumu çeşitli şekillerde yorumlansa da zor duruma düştüğü açıktır.

Halit Paşa yanındaki adamlarıyla önce Arpalıköy’e, ardından çiftliğine uğradıktan sonra İstanbul’a gider. Daha önce oluşturduğu milis teşkilatında yer alan ve İstanbul’da bulunan kişilerle görüşerek desteğini almaya çalışır. Geri döndükten sonra Yunanlılara karşı direniş için hazırlanır. Yunanlıların ve Rumların saldırılarına karşı koyar. 


Yunanlılar Mayıs ayının sonlarında Saruhanlı’yı, 5 Haziran’da Akhisar’ı işgal ederler. 10 Haziran’da Akhisar’dan çekilirler. Bu sırada Halit Paşa, Akhisar’ın kuzeydoğusundaki Kadıdağı köyündedir. Yunanlıların çekildiklerini öğrenince peşlerine düşerek Palamut çayı köprüsü yakınlarında çatışmaya girer. Millî kuvvetler buradan Arpalı’ya (Nuriye) geçerek burayı karargâh yaparlar. Halit Paşa yeni kurulan bu cephenin Millî Alay Kumandanlığı’na getirilir. Halit Paşa komutasındaki millî kuvvetlerin düzeni şu şekildedir: Saruhanlı’da Dereköylü Mehmet Bey, Arpalı’da Hafız Hüseyin Bey, Tatar’da (Yılmaz) Şişman Ethem Bey, Sarıçam’da Karaosmanoğlu Osman Bey.


Yunanlılar bu sıralarda Halit Paşa’nın Manisa’daki konağına baskın düzenleyerek altını üstüne getirdiler. Bazı değerli eşyalarını yağmadılar. Fakat Halit Paşa için asıl felaket çiftliğine düzenlenen baskın olur. 


Halit Paşa maiyetindeki çetelerin ve ailelerinin ihtiyaçlarını kendisi karşılardı. Bunun için çiftlik işlerini de takip ederdi. Yine aynı sebeple 23 Haziran 1919 tarihinde 25-30 kişilik bir kuvvetle çiftliğine gelir. Çiftlik işlerini görürken yakınlardaki Papazlı köyünün Rumları Halit Paşa’yı pusu ile ortadan kaldırmayı tasarlarlar. Halit Paşa bir baskın ihtimaline karşı önlemler almış olmakla beraber, köylü Rumların Yunanlılarla iş birliği yapacaklarına ihtimal vermez. Papazlı, Mütevelli ve Koldere köylerinin Rumları, Papaz Nomikos’un kışkırtmasıyla 6-7 Temmuz 1919 gecesi çiftliği üç yönden kuşatırlar. Çiftliğin doğu yönünde ise büyük bir bataklık vardır.


Baskından önce Papazlı köylüleri Halit Paşa’yı ziyaret ederek çiftlikte alınan önlemleri ve kaç kişi ile korunduğunu öğrenmişlerdir. Çiftlikte Halit Paşa ile birlikte yaklaşık on kişi vardır. Ayrıca yaveri Hafız Hüseyin ve büyük oğlu Mehmet de bulunmaktadır. Rumlar Yunan askerlerinden de destek alarak 6-7 Temmuz gecesi çiftliğe büyük bir baskın düzenlerler. Baskında Halit Paşa ile bazı adamları şehit düşerler. Hafız Hüseyin ile oğlu Mehmet, bataklık yönünü kullanarak kurtulurlar. Rumlar şehit düşen Halit Paşa’nın başını gövdesinden ayırarak bir kıl torbaya koyup kaçırmak isterler. Niyetlerinin Paşa’nın başını köyde ve Manisa’da dolaştırmak olduğu tahmin edilmektedir.


Rum ve Yunanlıların Halit Paşa’nın çiftliğine baskın yaptığı sırada, Harmandalılı Çepni Ali Efe, Arpalı (Nuriye)’deki süvari birliğinin başında bulunuyordu. Ali Efe, o sabah silah seslerini duymuş ve müfrezesini alarak Halit Paşa’nın çiftliğine gitmiştir. Çiftliğe ulaştığında Paşa’nın ve diğer şehitlerin bedenleriyle karşılaşır. Ali Efe ve çevreden silahlarıyla kendisine katılanlar, hızla Paşa’nın başını götürenlerin peşine düşerler. Kısa sürede Rum-Yunan birliğine yetişirler ve çoğunu öldürerek Paşa’nın başının bulunduğu torbayı ellerinden alırlar. Paşa’nın başı, gövdesiyle birlikte Akhisar’a götürülerek, Aynalı Cami'nin haziresine defnedilir. Halit Paşa’nın başının Rumlar tarafından sırığa takılarak sokaklarda teşhir edildiğine ilişkin roman, anı ve nakil türünden eserlerde bir anlatı bulunmaktadır. 1928 yılından başlayarak literatüre giren bu anlatı, 1928 öncesindeki hiçbir belgede ve metinde yer almamaktadır ve doğru değildir.


Yazı Atatürk Ansiklopedisi'nde 14 Mart 2023 tarihinde yayınlanan Karaosmanoğlu Halit Paşa (1889-1919) yazısından alınmıştır.


Yorumlar


© 2023 Spil'in Çocukları

bottom of page