top of page
  • Yazarın fotoğrafıSpil'in Çocukları

Tantalos Kalesi ve Pelops Tahtı

Anadolu insanını ve onun kültürünü daha iyi öğrenmek için, Temmuz ayının kavurucu sıcağında, bir Pazar günü dağlara gönül vermiş gençlerle beraber Akpınar, Yarıkkaya (Manisa) bölgesinde bulunan Pelops tahtına doğru yola çıktık. Tarihte bu civarda yapılmış olan araştırmalar ve tanımlamalar insani değerler üzerine yapılması gerekirken; sadece bu dağın eteklerinde ve civarında sınırlı şekilde yapılmıştır. Ramsay araştırmalarında sadece Spil'e komşu bölgeleri değil; Spil'in kendisini de incelemiştir.


İncir ağaçlarının arasından geçerek yavaş yavaş yükselmeğe başladık. Makilikler arasında, kollarımızı çizen çalılıklarla boğuşarak; kayalık bölgeye ulaşmak için hızımızı artırdık. Harcadığımız enerji gittikçe artıyor, sıcaklık içimizi yakıyordu. Yolun yarısında bulunan mağaraya ulaştık. Silikat ve Demir oksit yapısıyla güzel bir görüntü sergiliyordu. Civarda topraktan akan bir su kanalının meydana getirdiği kristalleşmeyi resimleyerek ilk kaya engeline geldik. Binlerce sene öncesinden kayaları düzleyerek merdivenler hazırlamışlar. Doğuya doğru yöneldiğimizde Yarık kayanın muhteşem haşmetiyle karşılaştık. Gözlerimizi bu güzel görüntüden bir türlü ayıramıyorduk. Yolumuzun üzerinde en az sekiz adet sarnıca rastladık. üç metre çapında, yedi-sekiz metre derinliğindeydiler. Kayaların içine oyulmuş bu su ve yiyecek depoları Tantalos kalesinin su ihtiyacını karşılıyordu. Aradan binlerce sene geçmesine rağmen hala canlılığını koruyorlardı. Dik yamaçları yine o dönemde yapılan merdivenlerle aştık. Yamaç evleri üç bölümden oluşuyordu, Ara bölmeler blok kaya duvarı ile yapılmış ve güney bölümündeyse, kare şeklinde hazırlanmış nişler buralarının teras evler şeklinde tanzim edildiğini gösteriyordu. Yerlerde o döneme ait kırık parçalar halinde bol miktarda kiremide rastladık. Bu eski kiremitlerden ev tekniklerini ve kalenin ne kadar sağlam ve sağlıklı yapıldığını anladık. Tantalos kalesinin ciddi olarak bir günlük bir gezi ile anlaşılması oldukça zor. Teras evlerinin ,bu kadar dik duvarlarını hiç bir deprem bu şekilde parçalayamazdı. Bu da bu bölgede çok büyük bir depremin olduğunun deliliydi.

Saloe Bataklığından Yarık Kaya

Pelops tahtına yaklaşmaya başlamıştık. Gediz ovasına doğru baktığımızda gördüğümüz manzara adeta bizi büyülüyordu. Güneş gediz düzlüğüne vuruyor,ova yeşilin en güzel tonlarıyla parıldıyordu. Eskilerin Hermos dedikleri gediz nehri bir dansöz gibi kıvrılıyordu.

Gördüklerimiz mitolojinin parçası değil; gerçeğin antik dönem Anadolu yaşamının bir parçasıydı. 1880 senesinde Carl Humann'ın buldum dediği Tantalos Kalesindeydik. Tantalos Kalesi tarihin derinliklerinde kaybolmamıştı ki. Ondan Manisalı antik dönem yazarı Pausanias da 1850 sene önce Tantalos ve Pelops'u anlatmıştı. İki ve tek odalı teras evlerini de inceleyerek Pelops Tahtına geldik. Doğusunda Bakacak kalesi,Arka sırtında muhteşem Spilin kayalıkları ve Toprağın derinliklerinde kaybolan Tantalis kentini ve Saloe gölünü seyreder gibiydik. Dağcılarımız Tahta oturmanın zevkini çıkarıyorlardı. Muhteşem bir kaleyi yeniden bulmanın ve keşfetmenin gururunu yaşıyorduk. Tantalos kalesinin yeni komutanları Fuat-Mustafa-Sefer-Sezgin-Burak-Rahşan-Fatoş ve Güneş olmuştu.

Tantalos Baş Tanrı Zeus'un oğluydu. Annesi Pluto'nun güzelliğine dayanamamıştı Zeus. Pluto'nun babasının da Atlantis'in ilk kralı Atlas olduğu söylenmektedir. Tantalos'un egemenlik alanı Tantalis kenti, Manisa dolayları ve İda dağına kadar olan bölgeye kadar uzanıyordu. Antik kaynaklara göre Tantalos çok zengindi. Sarayı ise Spil ve Tantalis kentindeydi. Bir geçe ansızın çatırdayan Spil dağı kendi içine çöktü. Yarıklardan fışkıran sular sonucu yerde açılan büyük bir yarığın içinde halkı ile birlikte sulara gömüldü.

Pausanias 1850 sene önce diyor ki 'Klytemnestra ile evlenen Tantalos'un buraya gömüldüğünü inkar etmeyeceğim. Fakat biliyorum ki efsanevi Zeus'un oğlu ve Pluto'nun mezarı Spil'dedir. Çünkü onları gördüm ve görmeye değerdi.'

Plini ise 'O kadın (Dünya) Magnesia'yı, Spil şehrini ve ünlü Tantalis kentini yuttu.'

Tantalos Kalesi’nin, Pelops Tahtı’nın ve Spil'in sadece Manisa'da bir dağ olduğunu değil de; başka gizemli şeyleri de içinde barındırdığına inanmamız gerekir.

Pelops'un yaşamı, antik dönem yazarlarına göre: MÖ 4 binin sonları ile MÖ 3 binin başlarına rastlamaktadır. Bu tarih aslında Tantalis krallığının depremle yok oluşu ile Anadolu'dan Mısır ve Girit'e yapılan göçlerle de uyum sağlamaktadır.

Pelops Zeus şerefine yapılan Olimpiyat oyunlarını kendisinden öncekilerden çok daha muhteşem olarak yeniden düzenlemiştir. Olimpiyatları başlatan Yunan dışı Anadolu'nun Manisalı olan insanıdır.

Bir zamanlar Tantalos ve çocukları Pelops, Broteas, Dasklos ve Niobe’nin yaşadığı Spilos'un yıkılışını mitolojik kabul etmemek gerekir. Gerçek tarihi bir olaydır. Kayıtlar ve deliller yok olmuştur.

Tantalos Kalesinde Sarnıçlar
Tantalos Kalesinde Merdivenler
Tantalos Kalesinde Nişler

İzmirli yazarlar Tantalos'un İzmirli olduğunu yazmakta ve İzmir'in 5000'inci kuruluş yılını Tantalos'a bağlamaktadırlar. Tantalos'un mezarının Bayraklı’da olduğunu iddia etmektedirler. Bu yanlıştır. Tantalos'un Mezarı Manisa Spil Dağı'ndadır. George E. Bean 27 yıl boyunca Anadolu'da araştırmalar yaptı. Eski çağda Ege Bölgesi diye bir kitap yazdı. "Bayraklı’daki söz konusu kalıntılar içinde en önemlisi Tantalos'un mezarı denen yapıdır. İlk araştırmacılar tarafından Smyrna’nın en uzak geçmişine bağlanan yapı, bugün İÖ. 6. yy’le tarihlenmektedir ve olasılıkla Perslerin görevlendirdiği bir valinin ya da yüksek bir memurun mezarıdır. "


Tantalos'un mezarını, Pelops'un tahtını ve Meter Plastene kutsal alanını belirleme konusunda ileri sürülen düşünceler iki grupta toplanabilir: Tümünün Yamanlar Dağı’nda bulunduğunu savunan Smyrna okulu ve Manisa çevresinde bulunduğunu savunan Magnesia okulu 'Smyrna okulunun kurucusu 1835 yılında İzmir'e gelen Texier'dir. Texier'nin dikkatini Bayraklı’nın hemen ardındaki yükseltinin tepesinde yer alan yuvarlak bir mezar çekmiş ve hemen buna 'Tantalos'un Mezarını' adını yakıştırmıştır. Ancak Tantalos'a bağlanan erken döneme inmediği kesindir.'


'1945 yılında, o sırada İzmir Müzesi müdürü olan Rüstem Duyuran'ın iş birliği ile Adatepe’deki 'Mekanda kazı yaptım. Sonuç 'Mekanın bir sarnıç, tüm kompleksin ise bir uç hisar olduğunu ortaya koydu. Böylece 'Smyrna okulu'nun tanıları dayanıksız kalıyordu.


'Öte yandan 'Magnesia okulu', üç anıtın da Manisa'nın doğusunda küçük bir alan içinde bulunduğunu sürmüştür. Eldeki veriler incelendiğinde 'Magnesia okulu' nun tartışmadan üstün çıktığı açıktır.'


Tantalos konusunda, Spil ve Manisa çevresinde şimdiye kadar ciddi bir arkeolojik araştırma yapılmamıştır. Tantalis’i tarihin derinliklerinden günümüze taşıyacak incelemeler; Manisa'yı uluslararası platforma taşıyacaktır. Manisa'da bir arkeoloji enstitüsünün mutlaka kurulması gerekiyor. Manisa ve çevresi dört yanı ile tarih kokuyor.


Haydar Aksakal, 2000


Comments


bottom of page