top of page
  • Yazarın fotoğrafıSpil'in Çocukları

Krezüs ve Solon Söylencesi

Şahin krallar döneminin sonlarında Sardes zenginliğin doruğuna çıkmıştır. Bu dönemde çağın tüm bilginleri, siyaset adamları, seçkinleri Sardes'i ziyaret edip Croesos’la (Krezüs, Karun) görüşüyorlardı.


Atina'da yaptığı yasaların değişmezliğini şart koşan Solon da yasalarının değişmemesini güvence altına almak amacı ile bir süre Atina'dan ayrılmağa karar verince on yıllık bir geziye çıkar ve bu arada Sardes'i de ziyaret eder.

Croesos, dillere destan konukseverliği ile Solon'u karşılar ve ağırlar. Birkaç gün sonra, gelişinin üç veya dördüncü günü, sarayının ünlü ve görkemli hazinelerini gezdirir.

Sardes'i, sarayını ve yaşamını mümkün olduğunca abartarak gösterdikten sonra Solon'a sorar:

’Atinalı dostum! Bilgeliğiniz ve bilgileriniz konusunda çok şey duydum. Çok gezdiğinizi de biliyorum. Onun için size bir soru soracağım. Dünyada gördüğünüz en mutlu insan kimdir?’

Solon, bu soruya duraksamadan yanıt verir:

‘Atinalı Tellus adında bir adam!’


Croesos aldığı yanıt karşısında şaşırır ve ‘Neden?’ diye sorar:

Solon, ‘İki nedenden, birincisi; yaşadığı zaman zengindi ve iyi yetişmiş oğulları vardı; ikincisi iyi bir hayat yaşadıktan sonra şanlı bir şekilde öldü’ der.

Croesos, bunun üzerine ikinci mutlu adamı merak eder. Solon yine Croesos’un beklediği yanıtı vermez:

‘Argoslu iki genç adam,’ der.

‘Adları Kleobis ve Biton'du. İyi gelirleri vardı. Atletizmde şöhrete kavuşmuşlardı. Argoslular Hera festivalini kutlarken, annelerini de öküz arabası ile götüreceklerdi. Öküzlerin tarladan gelmesi gecikince kendilerini annelerinin arabasına koştular, altı kilometre uzaklıktaki tapınağa kadar annelerinin arabasını çektiler.

Tapınağın önünde toplananlar onları ve annelerini coşkuyla kutladılar. Kutlamadan sonra iki genç tapınakta uyuyakaldılar ve bir daha da uyanmadılar. Argoslular onların heykellerini yaptırdılar ve Delphoi’ye gönderdiler.'


Croesos, artık dayanamaz almak istediği yanıt için açıkça sorar:

‘Bunların hepsi iyi ama benim mutluluğuma ne dersin? Benim durumum o kadar kötü mü ki beni sözünü ettiğin sıradan kişilerin içinde bile saymadın?’

Solon, bilgeliğine yakışan yanıtı verir:

‘Efendimiz, tanrının varlıklı insanları kıskandığını ve onları rahatsız etmekten hoşlandığını biliriz. Siz bana bir insanın kaderi için soru soruyorsunuz. Öyle ise dinleyin;

Ömür uzayıp gittikçe insan, başka türlü olmasını istediği çok şey görür ve çok acı çeker. İnsanın yaşadığı günlerin hiçbiri diğerine benzemez. Bu yüzden Croesos, hayatın nasıl rastlantılara bağlı olduğunu görüyorsunuz.

Çok zenginsiniz, sayısız uluslara hükmediyorsunuz ama mutluluk içinde öldüğünüzü öğrenene kadar bana sorduğunuz soruya cevap vermem mümkün değil.

Pek çok zengin adam talihsizdir ve yeterli geliri olan adam da şanslıdır. İkincisi iki bakımdan zengin adamdan daha iyi durumdadır.

Ölene kadar mutlu kelimesini kullanmaktan kaçının. O güne kadar mutlu değil talihli bir insansınız. Çünkü mutlu insan, iyi şeylerin çoğuna sahip olan ve bunları sonuna kadar koruyabilen ve sonunda sakin bir şekilde ölen insandır.

Hangi konuda olursa olsun içinden piliç çıkana kadar tüm yumurtaları tavuğun olarak hesaba katma!’”


* Solon; M.Ö. 640-559'da yaşadığı tahmin edilen, Atinalı devlet adamı ve şair.


Yazı Araştırmacı Yazar Mustafa Uçar'ın 15 Şubat 2012 tarihinde yazdığı Croesos ve Solon Söylencesi yazısından alınmıştır.



コメント


bottom of page